EKONOMİ

Ticaret Bakanı Bolat: Gümrük Birliği'nin Türkiye Ekonomisine Etkisi Hakkında Konuştu

Bolat "Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, sadece Türkiye'nin talebi değil, AB için de zorunluluk haline geldi. Bu noktada, Gümrük Birliği'nin Türkiye ekonomisinin aleyhine işlediği görüşlerinin gerçeklerden kopuk olduğunu ifade etmek istiyorum" dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat,  Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Gümrük Birliği ve AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması'na ilişkin değerlendirmede bulundu.

Türkiye ve AB arasındaki Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ihtiyacının yeni ortaya çıkan bir konu olmadığını vurgulayan Bolat, bu ihtiyacın AB ile 2014 yılında ortaya konulduğunu ve beklentilerin her iki tarafta tartışılmaya başlandığını söyledi.

Bolat, Gümrük Birliği'nin yürürlüğe girdiği 1995'ten bu yana Türkiye'nin ekonomik dönüşümünde önemli bir itici güç olduğunu ve ülkenin Avrupa değer zincirlerine derinlemesine entegrasyonunu sağladığını bildirdi.

AB teknik düzenlemelerine uyum sürecinin ve entegrasyonun Türkiye'nin sanayi altyapısı ve küresel rekabetçiliğini güçlendirdiğine işaret eden Bolat, bu süreçte özellikle sanayi alanında verimli ve rekabetçi değer zincirleri oluştuğunu ve taraflar açısından ekonomik büyüme ve refah artışı sağlandığını anlattı.

Bolat, Gümrük Birliği ile geçen 30 yılda ikili ticaret hacminin 8 kat artarak 233 milyar dolara ulaştığına ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 100 seviyesini yakaladığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Bu süreç sadece hacimsel bir büyümeyi değil, yapısal bir dönüşümü de beraberinde getirmiş, ihracatımızdaki orta-yüksek teknolojili ürün payı yüzde 43,5'e, ülkemizin dünya ihracatından aldığı pay ise iki katına (yüzde 1,07) yükselmiştir. Ancak 30 yıl önce sadece sanayi malları üzerine kurgulanan bu yapının, küresel ekonominin bugünkü dinamiklerini karşılamakta artık yetersiz kaldığı ve yapısal bazı sorunları da beraberinde getirdiği yadsınamaz. Mevcut sistemin, hizmetler ticareti, dijital ekonomi, kamu alımları ve tarım gibi günümüzün kritik büyüme alanlarını kapsamaması, ikili ticaret ve ekonomik ilişkilerin potansiyelinin altında olmasına yol açmaktadır."

"Gümrük Birliği'nin Türkiye ekonomisinin aleyhine işlediği görüşleri gerçeklerden kopuk"

AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının yarattığı asimetriler ve karar alma süreçlerine Türkiye'nin sınırlı katılımı gibi yapısal problemlerin de Gümrük Birliği'nin güncellenmesi tartışmalarının merkezinde bulunduğunu belirten Bolat, "İlaveten, taşımacılarımızın AB'ye ihracat ve transitte karşılaştıkları ulaştırma kotalarının kaldırılması ve iş insanlarımızın AB içinde serbest dolaşımına ilişkin beklentilerimiz de bu çalışmaların merkezindedir. Dolayısıyla Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, geçtiğimiz 10 yılda giderek daha istikrarsız hale gelen uluslararası ekonomi ortamında Avrupa değer zincirlerinin dayanıklılık ve verimliliğinin sağlanması için yapısal ve stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu bağlamda, biz Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecini AB’nin başka ülkelerle yaptığı STA'lardan bağımsız, stratejik bir süreç olarak değerlendiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.