Muhalefetten "Mutabakat" Değerlendirmesi

Muhalefetten "Mutabakat" Değerlendirmesi

Soçi Mutabakatı, siyasetin de ilk gündem maddesiydi... Muhalefet sözcüleri, mutabakata ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi; Türkiye'nin Suriye politikasında başladığı noktaya döndüğünü savundu. Muhalefet, Amerikan Başkanı Trump'ın mektubu üzerinden iktidara yüklenmeyi de sürdürdü.

Eğer siz Suriye'de filleri tepiştirirseniz altta çimenler ezilir. Filler, Abd, Rusya, dolaylı olarak İran ve Çin, Suriye'de tepişti Türk ve Suriye halkları ezildi. Aylan bebek boğulduysa bu fillerin

tepişmesinden boğuldu.

Abd ve Rusya'nın bilek güreşi yaptığı bu coğrafyeada bizim için hayati olan güvenli bölgenin bizim kontrolü olan sınırları tam olara nereleri kapsamaktadır.

Soçi uzlaşmasının ardından muhalefet sözcülerinin değerlendirmeleri gecikmedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Adana mutabakatına dikkati çekti.

Dünya kadar Şehit vermişiz, bir sürü Gazimiz var, ekonomik güçlük ve zorluk içinde bir sürü asgari harcama yapmışız, sonuçta dönüp dolaşıp Soçi'de Adana mutabakatı'na gelmişler değdi mi? Chp'yi

dinlememenin maliyeti bu kadar ağır mı olmalıydı?

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu da uzlaşmaya ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi.

Terör örgütünün bölgede nefes alıp kök salmasına müsade edilecek midir? Terösitlerin silahları ile geri çekileceği var olan problem değil midir?

Muhalefet, Türkiye'nin Şam yönetimi ile diyaloğa geçtiği iddialarını da sürdürdü.

Mümbiç ve teL Rıfat konusunda, YPG ile rejimin yaptığı anlaşmayı, Rusya Türkiye'ye kabul ettiriyor. Şam rejimiyle geçen haftaya göre çok daha doğrudan bir ilişki kurulmuş durumda ama

aracılar yoluyla olmasaydı daha tarafların yararına olacaktı.

Devlet ne yapılması gerekiyorsa onu yapsın. Mevzuyu böyle dolaylı hale getirerek çözemeyecekse elindeki bütün enstrümanları kullansın. Eli kanlı diye görüşmeyecek ....Gölge düşürdük zaten.

Peki verilen sözler tutulacak mı?

Abd bizi kandırdı derler mi derler. Bölgeden gelen bilgiler Abd’nin söylediği gibi olmadığını gösteriyor ama bu iktidar abd tarafından kandırılmak konusunda deneyimli. Umarız verilen sözler tutulur.

Soçi Mutabakatı, Genel Kurul'da da tartışma konusu oldu...

Amerikan Başkanı Trump'ın mektubuna yönelik tepkiler de devam etti.

Bugün başımıza gelenlerin tamamı esadsız bir suriye hedefi idi. O günden bugüne kadar ne oldu milyonlarca mülteci kabul etmek zoruda ladık 40 milyar para harcadık esat yerinde duruyor biz bu kadar Şehidi niye verdik parayı niye harcadık.

Mektubu yırtıp attığınızı muhatabınız bilmiyorsa mektubu kabul ettiniz demektir. İade edeceksiniz, kabul etmeyeceksiniz, dokuz gün susup yutup ortaya çıkınca "atmıştık." Da "sepetteydi." de "günü gelince sepetten alıp bir cevap veririz." de
demeyeceksiniz.

Sahada elde edilen üstün başarı masada elde edilen diplomatik başarıyla taçlandırılmıştır. Mektup keenlemyekûndur ve dürülüp çöp sepetine atılmıştır. Sahada dokuz gün süren harekatla 7 soruya değil, 700 soruya cevap gelecek nitelikte etkili bir
şekilde bombayla, iha'yla, siha'yla cevap verilmiştir.

Partinizin genel başkanı dışında o makam ve mevkide bulunmuş hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti'ne kendi şahsı üzerinden yapılan böyle bir hakareti bugüne kadar hazmetmedi.

Tamamen bağlamından kopuk bu değerlendirmenin herhangi bir cevapla cevaplandırılmasını gerekli görmüyorum.

Diğer Haberler
Bu haber için henüz yorum yapılmamış, İlk yorumu siz yapabilirsiniz.
Yorum Yaz